ilm-i siyaset

Demokrasi indeksi

with one comment

The Economist dergisinin yaptığı demokrasi indeksi çalışması… İndekse göre açık renkli ülkeler daha demokratik, siyah ülkeler ise otoriter rejime sahip olan ülkeler… Türkiye 167 ülke içinde sıralamada 88. olup karma rejime sahip olan ülkeler arasında…

Tam demokrasiyi geçtik, kusurlu bir demokrasiye dahi sahip değilmişiz demek ki.

Reklamlar

Written by ilmisiyaset

Ocak 5, 2010 at 01:51

Açılım, kapatım…

leave a comment »

10 Kasım 2009’da, hükümetin aylardır dile getirdiği fakat içeriği hakkında pek de malumat vermediği demokratik açılım meclisin gündemindeydi. CHP grubunun pankartlı eylemine sahne olan mecliste demokratik açılımın ön görüşmeleri hararetli tartışmalara neden oldu. CHP genel başkan yardımcısı Onur Öymen’in hükümetin demokratik açılım politikasını eleştirirken 1937-38 yıllarında cereyan eden Dersim ayaklanmasına karşı devletin mücadelesini örnek göstermesi çeşitli çevrelerde ciddi tepkilere yol açtı.

22 Kasım’da gündemde DTP lideri Ahmet Türk’ün İzmir’de karşılanması sırasında konvoyuna yapılan taşlı saldırılar vardı. Türk, yaşanan olayları DTP’ye karşı planlı bir saldırı olarak değerlendirirken, Adalet Bakanı Cemil Çiçek DTP’nin tutumunu eleştiren ve partinin kapatılma sinyallerini veren şu ifadeleri kullandı:

DTP doğru davranmıyor. Sorumlu davranmıyor. Barış ortamını bozacak her türlü tahriki yapıyor. Hakkında kapatma davası süren bir partinin çok daha dikkatli, özenli davranması gerekir.

Bu arada İmralı’da tutuklu bulunan Öcalan’ın cezaevi şartlarının giderek ağırlaştırıldığı ve taşındığı yeni cezaevinin standartlara uygun olmadığını dile getiren DTP’ye yanıt yine Adalet Bakanlığı’ndan geldi. Bakanlık, Öcalan’ın kaldığı cezaevinin fotoğraflarını yayınlayarak cezaevinin standartların üzerinde olduğunu ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Barack Obama’yla Amerika ile ikili ilişkiler, terörle mücadele ve Ortadoğu’da kalıcı barışın sağlanması konularını görüşmek üzere 7 Aralık’ta gittiği ABD ziyareti devam ederken, 8 Aralık’da  Anayasa Mahkemesi DTP’nin kapatma davasını görüşmeye başladı. Aynı gün Tokat’ın Reşadiye ilçesinde 7 askerin şehit olmasıyla sonuçlanan terörist saldırı ülkenin gündemine oturdu. Başbakan Erdoğan’dan saldırı ile ilgili sert açıklamalar geldi:

Bu hain pusunun yeri ve zamanlaması milletimizin nasıl bir tertip ve provokasyonla karşı karşıya olduğunun da açık bir ifadesidir. Bugün kurumlarımız ve aziz milletimiz bu kalleş pusunun özellikle arkasında yatan emelleri ve niyetleri basiretle, ferasetle değerlendirecektir. … Tabii ki bu alçakça saldırıyı gerçekleştirenler, planlayanlar, bunun taşeronluğunu ve tetikçiliğini üstlenenler bunun bedelini de ağır bir şekilde ödeyeceklerdir. Tekrar söylüyorum; bu saldırının önünde arkasında kim varsa hepsi bunun bedelini en ağır şekilde ödeyeceklerdir.

11 Aralık’ta Anayasa Mahkemesi Kasım 2007’de açılan davayı sonuçlandırdı. Mahkeme, “DTP’nin, eylemleri yanında, terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği anlaşıldığından, Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleriyle 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101 ve 103. maddeleri gereğince kapatılmasına oybirliğiyle karar verildiğini” açıkladı.

Written by ilmisiyaset

Aralık 12, 2009 at 04:47

Ah şu yeniçeriler…

leave a comment »

Modernleşen Türkiye’nin Tarihi, Erik Jan Zürcher

18. yüzyılda hem başkentte hem de önemli eyalet merkezlerinde görevlendirilmiş olan yeniçeri ocakları, sayıca büyük (ve pahalı), ama askeri bakımdan fazlasıyla önemsiz bir topluluktu; hükümeti ve halkı yıldıracak kadar da güçlü olmasına karşın, İmparatorluğu savunamayacak kadar zayıftı; teknolojik ve taktik olarak üstün Avrupa ordularıyla son yüzyıl içerisinde yapılan ve yenilgiyle sonuçlanan bir dizi savaş bunun kanıtıydı. Yeniçeriler çoktan yarı zamanlı çalışan bir milis gücüne dönüşmüştü. Hisseli dükkan sahipliği ve haraca kesme yoluyla, pazardaki loncalarla kaynaşmışlardı. Askeri birliklere atanma belgeleri kendilerine  ve korumakta oldukları dükkanlara ayrıcalıklı bir statü kazandırıyordu. Yeniçerilerin esame kağıtlarının sayısı, askerlerin gerçek sayısını kat kat aşmış ve para yerine geçen bir kağıda dönüşmüştü.

Written by ilmisiyaset

Kasım 28, 2009 at 04:06

Tarih kategorisinde yayınlandı

Tagged with

Esamesi okunmaz…

leave a comment »

Esame arapça kökenli bir kelime. Arapçada esami, ismin çoğulu, isimler demek…

Esame Osmanlı’da yeniçerilerin ana kütükte kayıtlı olan adları manasında kullanılmış. Yeniçerilere künyeleri ve ulufe dereceleri yazılı olarak verilen kâğıda da esame defteri denmekteymiş.

Yeniçerilerin Osmanlı’daki konumları düşünüldüğünde bir kimsenin esame kütüğünde adının geçmemesi esamesinin okunmadığı anlamına geliyordu.  “Kendisine değer verilmemek, adı anılmamak” manalarında kullanılan esamesi okunmamak tabirinin buradan geldiği söylenmektedir.

Written by ilmisiyaset

Kasım 27, 2009 at 11:55

Tabirler kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,